<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sohbet,Chat,Sohbet Odası,Muhabbet,Sohbet Sitesi,Chat Sitesi,Sohbet Sayfası &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.turkeyirc.net/category/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turkeyirc.net</link>
	<description>çet sitesi,haber portalı,magazin,spor haberleri,çet sayfası,chat odası,sohbet odası</description>
	<lastBuildDate>Thu, 11 Mar 2010 02:03:19 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Papaya Meyvesi</title>
		<link>http://www.turkeyirc.net/2010/03/11/papaya-meyvesi/</link>
		<comments>http://www.turkeyirc.net/2010/03/11/papaya-meyvesi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 01:51:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[chat odası]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer]]></category>
		<category><![CDATA[Meme]]></category>
		<category><![CDATA[Muhabbet Odası]]></category>
		<category><![CDATA[pankres kanseri Hücreleri]]></category>
		<category><![CDATA[Papaya Meyvesi]]></category>
		<category><![CDATA[Rahim]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet Odası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkeyirc.net/?p=4740</guid>
		<description><![CDATA[
Bu meyve kanserin sonunu getirecek!
Papaya meyvesinin rahim, meme, karaciğer, akciğer ve pankreas kanseri hücrelerinin büyümesini yavaşlattığı ispatlandı.

Japon ve Amerikalı profesörlerin yürüttüğü ortak çalışmanın sonucunda Papaya meyvesinin rahim, meme, karaciğer, akciğer ve pankreas kanseri hücrelerinin büyümesini yavaşlattığı ispatlandı. Papaya meyvesinin yanında yaprağının da kanser hücreleri üzerinde doğrudan antitümör etkisi olduğu ve bağışıklık sistemini de güçlendirdiği açıklandı.Araştırmacılar, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3 style="DISPLAY: inline">
<h1><span id="contextual">Bu meyve kanserin sonunu getirecek!</span></h1>
<h2><span id="contextual">Papaya meyvesinin rahim, meme, karaciğer, akciğer ve pankreas kanseri hücrelerinin büyümesini yavaşlattığı ispatlandı.</span></h2>
<h2><span><img src="http://img5.mynet.com/ha5/p/papayas.jpg" alt="Bu meyve kanserin sonunu getirecek!" /></span></h2>
<p>Japon ve Amerikalı profesörlerin yürüttüğü ortak çalışmanın sonucunda Papaya meyvesinin rahim, meme, karaciğer, akciğer ve pankreas kanseri hücrelerinin büyümesini yavaşlattığı ispatlandı. Papaya meyvesinin yanında yaprağının da kanser hücreleri üzerinde doğrudan antitümör etkisi olduğu ve bağışıklık sistemini de güçlendirdiği açıklandı.Araştırmacılar, 4 farklı güçlü kanser hücre kültürünün Papaya özüne tutulduktan 24 saat sonra yapılan ölçümde kanser hücrelerinin büyümesinin yavaşladığını belirlediler. Papayanın 24 saatlik kısa bir zamanda dahi kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatması araştırmacılarda şaşkınlığa neden oldu oldu.</p>
<p>Araştırmanın bulduğu <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR6218R('click', 'ilginç', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR6218R('over', 'ilginç', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR6218R('out', 'ilginç', event, this);return true;">ilginç</span></span> bir başka sonuç da Papaya meyvesinin sadece kanser hücrelerinin büyümesini durdurup normal hücrelere herhangi bir yıkıcı etki etmemesi olarak açıklanıyor. Araştırmanın <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR6218R('click', 'sonucu', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR6218R('over', 'sonucu', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR6218R('out', 'sonucu', event, this);return true;">sonucu</span></span> olarak gelecekte Papaya meyvesinin düzenli tüketilmesiyle kanser hücrelerinin büyümesinin durma ihtimalinin yüksek olduğu ve bazı kanser türleri tedavisinde kullanılabileceği. Papayanın özellikle de bağışıklık <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR6218R('click', 'sisteminin', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR6218R('over', 'sisteminin', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR6218R('out', 'sisteminin', event, this);return true;">sisteminin</span></span> düzenlenmesinde büyük katkı yaptığı açıklandı.</h3>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkeyirc.net/2010/03/11/papaya-meyvesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Migrene İyi Gelen Tedavi</title>
		<link>http://www.turkeyirc.net/2010/03/09/migrene-iyi-gelen-tedavi/</link>
		<comments>http://www.turkeyirc.net/2010/03/09/migrene-iyi-gelen-tedavi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 15:14:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[chat odası]]></category>
		<category><![CDATA[Migren Ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Migren Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Migrene İyi Gelen Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Muhabbet Odası]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkeyirc.net/?p=4738</guid>
		<description><![CDATA[
Migrene pratik çözüm
Migrenin tedavisi için başın arka kısmına manyetik titreşim gönderen küçük bir cihaz, deneylerde yüzde 40 başarı sağladı.

 New York&#8217;taki Albert Einstein Tıp Okulu&#8217;ndan uzmanların yürüttüğü deneylerde, 10 hastadan dördünün cihazı iki saat boyunca kullandıktan sonra ağrılarının geçtiği tespit edildi.
Ancak doktorlar cihazın ne sıklıkta kullanılması gerektiğini belirlemek için daha fazla araştırma yapılması gerektiğini söylüyor.
Cihazın ciddi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="display: inline;">
<h1><span id="contextual">Migrene pratik çözüm</span></h1>
<h2><span id="contextual">Migrenin tedavisi için başın arka kısmına manyetik titreşim gönderen küçük bir cihaz, deneylerde yüzde 40 başarı sağladı.</span></h2>
<h2><span><img src="http://img5.mynet.com/ha5/b/basagrisi.jpg" alt="Migrene pratik çözüm" /></span></h2>
<p><span id="contextual"> New York&#8217;taki Albert Einstein Tıp Okulu&#8217;ndan uzmanların yürüttüğü deneylerde, 10 hastadan dördünün cihazı iki saat boyunca kullandıktan sonra ağrılarının geçtiği tespit edildi.</p>
<p>Ancak doktorlar cihazın ne sıklıkta kullanılması gerektiğini belirlemek için daha fazla araştırma yapılması gerektiğini söylüyor.</p>
<p>Cihazın ciddi bir yan etkisi bulunmadığı ve hastaların <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR1011R('click', 'rahatlıkla', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR1011R('over', 'rahatlıkla', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR1011R('out', 'rahatlıkla', event, this);return true;">rahatlıkla</span></span> evlerinde kullanabilecekleri bildirildi.</p>
<p>Daha önceki benzer cihazlar, ancak kliniklerde kullanılabilecek <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR1011R('click', 'büyük', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR1011R('over', 'büyük', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR1011R('out', 'büyük', event, this);return true;">büyük</span></span> ve pahalı aletlerdi.</p>
<p>Yeni cihaz migreni, ağrıya <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR1011R('click', 'yol', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR1011R('over', 'yol', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR1011R('out', 'yol', event, this);return true;">yol</span></span> açan beyindeki elektrik akışına müdahale ederek çözüyor. Cihazın etkisini ölçmek için yapılan deneye 200 hasta katıldı.</p>
<p>Cihazı üç ay süre boyunca kullanmaları istenen hastaların yarısına etkisiz cihazlar verildi.</p>
<p>Deneyin Lancet Neurology dergisinde yayımlanacak bulgularına göre, beyne titreşimler gönderen bu aleti kullananlarda, etkisiz cihazları kullananlara oranla önemli iyileşme gözlendi.</p>
<p>Hastaların büyük kısmının cihazı kullandıktan iki, 24 ya da 48 saat sonra ağrılarının geçtiği açıklandı.</p>
<p>Almanya&#8217;daki Essen Üniversite Hastanesi&#8217;nden Dr Hans-Christoph Diener, <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR1011R('click', 'yeni', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR1011R('over', 'yeni', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR1011R('out', 'yeni', event, this);return true;">yeni</span></span> cihazın ilaç tedavisine cevap vermeyen migren hastalarının tedavisinde önemli bir aşama olabileceğini söyledi.</p>
<p></span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkeyirc.net/2010/03/09/migrene-iyi-gelen-tedavi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mucize Meyve Goji</title>
		<link>http://www.turkeyirc.net/2010/03/09/mucize-meyve-goji/</link>
		<comments>http://www.turkeyirc.net/2010/03/09/mucize-meyve-goji/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 14:57:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Baş Ağrısına Goji]]></category>
		<category><![CDATA[chat odası]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsellik İçin Goji]]></category>
		<category><![CDATA[Her Hastalığa Birebir Goji]]></category>
		<category><![CDATA[Mucize Meyve Goji]]></category>
		<category><![CDATA[Muhabbet Odası]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkeyirc.net/?p=4734</guid>
		<description><![CDATA[Mucize Meyve Goji
Goji küçük yumuşak meyveleri olan 1,700 yıl boyunca Tibet&#8217;te üretilen çalı formunda bir bitkidir. Tibetliler yüzlerce yıl gojiden yaptıkları ilacı, böbrek ve karaciğer tedavisinde kullandılar.
Mutluluk meyvası denilen Goji, inanılmaz şekilde sulu ve tatlıdır. Tadı biraz yabanmersinini biraz da kirazı andırır.

Her parçasında ayrı bir şifa vardır. Parlak meyvası yenilir. Yapraklarından, şifa kaynağı bir çay [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Mucize Meyve Goji</h1>
<h4 id="haber-detay"><span id="contextual">Goji küçük yumuşak meyveleri olan 1,700 yıl boyunca Tibet&#8217;te üretilen çalı formunda bir bitkidir. Tibetliler yüzlerce yıl gojiden yaptıkları ilacı, böbrek ve karaciğer tedavisinde kullandılar.<br />
Mutluluk meyvası denilen Goji, inanılmaz şekilde sulu ve tatlıdır. Tadı biraz yabanmersinini biraz da kirazı andırır.</p>
<p><a href="http://www.turkeyirc.net/detay/foto-analiz/mucize-meyve/499307/4#haber-baslik"><img src="http://img5.mynet.com/ha5/g/goji.jpg" alt="Mucize meyve" /></a></p>
<p>Her parçasında ayrı bir şifa vardır. Parlak meyvası yenilir. Yapraklarından, şifa kaynağı bir çay elde edilir. Yaprakları ve sapları aynı zamanda yağ kaynağıdır&#8230; Posasından ise <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR1058R('click', 'güzellik', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR1058R('over', 'güzellik', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR1058R('out', 'güzellik', event, this);return true;">güzellik</span></span> kremi yapılır.</p>
<p>Kurutulan Goji, kuru üzüm gibi tüketilebilir.</p>
<p><span id="contextual"><span style="FONT-SIZE: 18px; COLOR: #000000; LINE-HEIGHT: 22px">CİNSEL GÜCÜN KAYNAĞI</span></span></p>
<div id="haber-detay"><span id="contextual">Bu küçük mucize bitki kolesterolu ve kan basıncını düşürür ve kanı temizler. Sadece bunlar da değil&#8230; Tibetliler ona cinsel gücü artırması nedeniyle &#8220;Mutluluk meyvası&#8221; diyor ve faydaları sıralandığında da bu ünvanı hak ediyor&#8230;</p>
<p><span id="contextual"><span style="FONT-SIZE: 18px; COLOR: #000000; LINE-HEIGHT: 22px">BALKONUNUZDA BİLE YETİŞTİREBİLİRSİNİZ</span></span></p>
<div id="haber-detay"><span id="contextual">Türkiye&#8217;de üretimine <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR2046R('click', 'yeni', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR2046R('over', 'yeni', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR2046R('out', 'yeni', event, this);return true;">yeni</span></span> yeni başlanan Goji, iklimsel olarak da ülkemize uygun&#8230;</p>
<p><span id="contextual"><span style="FONT-SIZE: 18px; COLOR: #000000; LINE-HEIGHT: 22px">YETİŞTİRİLMESİ</span></span></p>
<div id="haber-detay"><span id="contextual">Goji berry &#8220;-27&#8243; derece sogukluğa ve &#8220;+42&#8243; derece ve dahada sıcakları tolere edebilir.</p>
<p>Açık ve Kapalı mekanlarda meyve verir. 2 yıl içinde %80 verimlilikle meyve alınır.</p>
<p><span id="contextual"><span style="FONT-SIZE: 18px; COLOR: #000000; LINE-HEIGHT: 22px">ÖMRE ÖMÜR KATAR</span></span></p>
<div id="haber-detay"><span id="contextual">Goji “Uzun Ömür Meyvesi” olarak bilinir. İçerisinde ana molekül olan polisakkaritler ve güçlü antioksidanlar sayesinde serbest radikallerin uğratacağı zararlara ve erken yaşlanmaya karşı vücudunuzu korur.</p>
<p>Goji hipofiz bezinden salgılanan insan büyüme hormonu (hCG, gençlik hormonu) salınımını arttırır. hCG’nin olumlu etkileri pek çoktur: vücut yağ oranını azaltır, uyku düzensizliklerini engeller, hafızayı güçlendirir, iyileşme hızını arttırır, vücuda daha genç, diri bir görünüm kazandırır.</p>
<p><span id="contextual"><span style="FONT-SIZE: 18px; COLOR: #000000; LINE-HEIGHT: 22px">CİNSEL GÜCÜN KAYNAĞI</span></span></p>
<div id="haber-detay"><span id="contextual">Goji Asya tıbbında yer alan başlıca cinsel güç arttırıcı bitkidir. Efsanevi olarak cinsel arzuyu tetiklediğine inanılır. Eski bir Çin atasözü <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR3914R('click', 'evinden', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR3914R('over', 'evinden', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR3914R('out', 'evinden', event, this);return true;">evinden</span></span> ve karısından uzaklara gitmek zorunda olan erkekler için “Kim ki evinden yüz kilometre uzağa gidecekse Goji yememelidir!” der.</p>
<p>Modern bilimsel çalışmalar ise Goji’nin kandaki testosteron seviyesini belirgin bir şekilde arttırarak her iki cinste de cinsel gücü arttırdığını göstermektedir.</p>
<p> </p>
<p></span></div>
<p></span></div>
<p></span></div>
<p></span></div>
<p></span></div>
<p></span></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkeyirc.net/2010/03/09/mucize-meyve-goji/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kemik Erimesi ve Sebepleri</title>
		<link>http://www.turkeyirc.net/2010/03/09/kemik-erimesi-ve-sebepleri/</link>
		<comments>http://www.turkeyirc.net/2010/03/09/kemik-erimesi-ve-sebepleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 02:01:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[chat odası]]></category>
		<category><![CDATA[Kemik Erimesi ve Sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kemik Erimesine Faydalı Şeyler]]></category>
		<category><![CDATA[Muhabbet Odası]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkeyirc.net/?p=4731</guid>
		<description><![CDATA[
Kemik erimesi varsa kilimlere dikkat
Küçük kilim, paspaslar, kaygan cila, kordonlar ve kalabalık eşyalar neden riskli?

 Kemik miktarının azalması ve kemiğin mimari yapısının zayıflaması sonucunda kemiğin kırılganlığında artış olmasına osteoporoz deniyor. Osteoporoz süreci kemiğin miktarının azalmasıyla başlıyor, hastalığın tanısı kemik yoğunluğunun ölçülmesi (DEXA) ile konuyor.
&#8220;Evinizde osteoporozdan muzdarip biri varsa düşmelere karşı önleminizi alın&#8221; diyen Medical Park Göztepe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="display: inline;">
<h1><span id="contextual">Kemik erimesi varsa kilimlere dikkat</span></h1>
<h2><span id="contextual">Küçük kilim, paspaslar, kaygan cila, kordonlar ve kalabalık eşyalar neden riskli?</span></h2>
<h2><span><img src="http://img5.mynet.com/ha5/k/kemik-erimesi.jpg" alt="Kemik erimesi varsa kilimlere dikkat" /></span></h2>
<p><span id="contextual"> Kemik miktarının azalması ve kemiğin mimari yapısının zayıflaması sonucunda kemiğin kırılganlığında artış olmasına osteoporoz deniyor. Osteoporoz süreci kemiğin miktarının azalmasıyla başlıyor, hastalığın tanısı kemik yoğunluğunun ölçülmesi (DEXA) ile konuyor.</p>
<p>&#8220;Evinizde osteoporozdan muzdarip biri varsa düşmelere karşı önleminizi alın&#8221; diyen Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Fizik Tedavi Uzmanı Dr. Özlem Güngör, &#8220;kemik erimesinde en büyük risk olan kırıkların yaşanmaması için evinizde yeni düzenlemeler yapın&#8221; önerisinde bulunuyor.</p>
<p>Osteoporozda en büyük riskin düşmeler olduğuna vurgu yapan, kemik erimesi olan kişilerin özellikle ev kazalarından korunmaları gerektiğini söyleyen Dr. Güngör, &#8220;Osteoporozda kırıkların oluşumuna yol açan en belli başlı neden düşmelerdir. Bu nedenle osteoporozu olan kişilerin yaşama alanında düşmeleri önleyecek düzenlemeler yapılmalıdır. Ev ortamında küçük kilim ve paspaslara, kaygan cila, kordonlara ve kalabalık eşyalara dikkat edilmelidir. Merdiven basamakları sağlam olmalı ve trabzan bulunmalıdır. Ortam ışıklandırması iyi olmalıdır. Düşmeler en fazla alacakaranlıkta ortaya çıkar. Bu nedenle görme kusurları için uygun gözlük kullanılmalıdır&#8221; şeklinde önerilerde bulunuyor. </p>
<p>Özellikle kadınları tehdit eden osteoporozun en sık görülen kemik hastalığı olduğunu belirten Dr. Özlem Güngör, hastalığın nedenleri, tedavisi ve korunma yöntemleri hakkında şu bilgileri veriyor:</p>
<p><strong>EN ÖNEMLİ NEDEN ÖSTROJENİN AZALMASI</strong><br />
Osteoporozun gelişmesi ve ortaya çıkmasında birçok faktör rol oynar. Bunların en önemlisi ve en yaygın olanı, östrojen miktarındaki hızlı düşmeyle birlikte ortaya çıkan menopoz sonrasındaki osteoporozdur. Yaşın ilerlemesi bir diğer etkendir. Hormonal bozukluklar (guatr, diyabet vb), mide –barsak sistemi hastalıkları (kalsiyum emilimini bozması nedeni ile), romatizmal hastalıklar, beslenme bozuklukları, bazı ilaçlar (kortizon, heparin, kanser tedavileri vb), alkol, sigara alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam hastalığın ortaya çıkmasına neden olur. Ailede osteoporoz varlığı da bir diğer risk faktörüdür.</p>
<p><strong>KEMİK ERİMESİNİ ARTIRAN RİSK FAKTÖRLERİ<br />
</strong>Kadınlarda ilk adet yaşının geç olması, erken menopoz, 6 aydan uzun süren adet görmeme, doğum yapmama ya da doğum sayısının az olması ve emzirme süresi osteoporoz gelişimi açısından risk oluşturur. Fiziksel aktivite eksikliği hangi yaşta olursa olsun kemik yapımını olumsuz yönde etkiler. Osteoporoza bağlı kırıklar, baş kemikleri dışında vücudun herhangi bir kemiğinde oluşabilir. En sık olarak omurga, kalça ve el bileğinde kırıklar görülür. Omurga kırıkları sonucunda kamburlaşma gibi duruş bozuklukları oluşurken, kalça kırıklarının ölüme varan sonuçları olabilmektedir. Osteoporoza bağlı ağrılar, kırıklar sonucunda ortaya çıkar. Uzun süreli oturma ve öne eğilme ile ağrı görülür, bazen çok şiddetli olabilir. Osteoporoza bağlı olarak omurgada oluşan şekil bozuklukları uzun süreli ağrılara neden olabilir.</p>
<p> <strong>ERKEN TEDAVİ BAŞARI ŞANSINI YÜKSELTİR</strong><br />
Osteoporoz günümüzde tedavi edilebilir bir hastalıktır. Bütün hastalıklarda olduğu gibi hastalıktan korunma öncelikli amacı oluşturur. Hastalık geliştikten sonra erken tedavi başarı şansını yükseltir. Osteoporozdan korunmada kalsiyumdan zengin beslenme şarttır. Yeterli kalsiyumu almanın en uygun yolu dengeli beslenmedir. Dengeli bir diyet, mutlaka süt ürünleri ve yeşil yapraklı sebzeleri içermelidir. Günlük önerilen mönü; 1 bardak süt, 1 bardak yoğurt, en az 50 gr peynir ve 1 tabak yeşil yapraklı sebzedir.<br />
KAHVE VE SİGARA KEMİK ERİMESİNİ ARTIRIR<br />
Aşırı miktarlarda kahve tüketimi vücuttan kalsiyum atılmasını artırır. Günlük 4 fincan kahve kemik miktarında azalmaya neden olmaktadır. Sigara kullanımı da kemikler üzerinde zehir etkisi yapar. Sigara içenlerde vücutta daha hızlı kemik kaybı olduğu çalışmalarda gösterilmiştir. Alkol tüketimi de kırık riskini artırmaktadır. Aşırı alkol tüketimi ile vücuttan kalsiyum emilimi azalır, kalsiyum atılımı ise artar.</p>
<p><strong>GÜNEŞTEN YARARLANIN, BALIK YAĞI TÜKETİN</strong><br />
Yaşlı nüfusta D vitamini çoğunlukla yetersiz düzeylerdedir. Düzenli olarak güneş ışınlarından yararlanılması, karaciğer ve balık yağları tüketilmesi ve bunların yapılamadığı durumlarda ilaçlarla vitamin D desteği yapılması uygun olur. Günlük yarım saat yürüyüş, ya da haftada 3–4 kez 40 dakikalık egzersiz yapılması kas kuvvetini artırır ve düşmelerden korunmaya yardımcı olur. Ancak yaşlı ve kalp hastalığı olanlarda, birkaç dakikalık yürüyüşlerle başlanıp 1’er dakika artırmak en uygun olanıdır. Yürüme hızı hafif tempolu olmalı, eşit adımlarla, kollar eşlik edecek şekilde hafifçe terlemeyi sağlamalıdır. Açık hava yürüyüşleri D vitamininden yararlanıldığı için ayrıca faydalıdır. Yumuşak tabanlı, rahat ve kaymayan ayakkabılar seçilmelidir. Yürüyüş yapılan yer, düşme riskinin yüksek olmadığı mekanlardan seçilmelidir.</p>
<p></span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkeyirc.net/2010/03/09/kemik-erimesi-ve-sebepleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Keçi Boynuzu ve Yararları</title>
		<link>http://www.turkeyirc.net/2010/03/09/keci-boynuzu-ve-yararlari/</link>
		<comments>http://www.turkeyirc.net/2010/03/09/keci-boynuzu-ve-yararlari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 01:36:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Astıma İyi Gelir]]></category>
		<category><![CDATA[chat odası]]></category>
		<category><![CDATA[Keçi Boynuzu]]></category>
		<category><![CDATA[Keci Boynuzu Yararları]]></category>
		<category><![CDATA[Muhabbet Odası]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Stresi Önler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkeyirc.net/?p=4729</guid>
		<description><![CDATA[Keçiboynuzu binbir derde deva
&#8220;Kolesterolü düşürür, cinsel gücü artırır. Nefes darlığına, astım ve bronşite iyi gelir, öksürüğü önler, kalp damarlarını açar, kalbi rahatlatır. Vücuda kuvvet ve enerji verir, hafıza ve dikkati güçlendirir, sinirleri gevşeterek stresi önler, göğsü yumuşatıp akciğeri temizler, el ve ayak titremelerini önler.&#8221;
 
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><span id="contextual">Keçiboynuzu binbir derde deva</span></h2>
<h3>&#8220;Kolesterolü düşürür, cinsel gücü artırır. Nefes darlığına, astım ve bronşite iyi gelir, öksürüğü önler, kalp damarlarını açar, kalbi <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR2267R('click', 'rahatlatır', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR2267R('over', 'rahatlatır', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR2267R('out', 'rahatlatır', event, this);return true;">rahatlatır</span></span>. Vücuda kuvvet ve enerji verir, <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR2267R('click', 'hafıza', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR2267R('over', 'hafıza', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR2267R('out', 'hafıza', event, this);return true;">hafıza</span></span> ve dikkati güçlendirir, sinirleri gevşeterek stresi önler, göğsü yumuşatıp akciğeri temizler, el ve ayak titremelerini önler.&#8221;</h3>
<p><span> </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkeyirc.net/2010/03/09/keci-boynuzu-ve-yararlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vajinadan Kan Gelmesini Önemseyin</title>
		<link>http://www.turkeyirc.net/2010/03/01/vajinadan-kan-gelmesini-onemseyin/</link>
		<comments>http://www.turkeyirc.net/2010/03/01/vajinadan-kan-gelmesini-onemseyin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 14:02:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Adet Kanamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Anal Fissur]]></category>
		<category><![CDATA[Anjiodisplaziler]]></category>
		<category><![CDATA[Anüsten Kan Gelmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Divertikülozis]]></category>
		<category><![CDATA[Hemoroid]]></category>
		<category><![CDATA[Kolit ve Proktitler]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Polipleri ve Kanserleri]]></category>
		<category><![CDATA[Makattan Vajinadan Kan Gelmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Meckel Divertikülü]]></category>
		<category><![CDATA[Parlak Kan Gelmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Polipektomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkeyirc.net/?p=4726</guid>
		<description><![CDATA[
Makattan kan gelmesini önemseyin
Defekasyon esnasında veya bunun dışındaki zamanlarda anüsten yalnızca taze, parlak kan, gaita ile birlikte karışık olarak kan gelmesi veya kan pıhtıları gelmesine rektal kanama denir.

 Kanamanın şiddeti, yani gelen kan miktarı çok değişiklik gösterebilir. Çoğunlukla az miktarda ve kendiliğinden duran kanamalar oluşur. Pek çok hasta birkaç damla taze kan geldiğini veya tuvalet kağıdına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="display: inline;">
<h1><span id="contextual">Makattan kan gelmesini önemseyin</span></h1>
<h2><span id="contextual">Defekasyon esnasında veya bunun dışındaki zamanlarda anüsten yalnızca taze, parlak kan, gaita ile birlikte karışık olarak kan gelmesi veya kan pıhtıları gelmesine rektal kanama denir.</span></h2>
<h2><span><img src="http://img5.mynet.com/ha5/m/makat-kan.jpg" alt="Makattan kan gelmesini önemseyin" /></span></h2>
<p><span id="contextual"> Kanamanın şiddeti, yani gelen kan miktarı çok değişiklik gösterebilir. Çoğunlukla az miktarda ve kendiliğinden duran kanamalar oluşur. Pek çok hasta birkaç damla taze kan geldiğini veya tuvalet kağıdına az miktarda kan süründüğünü ifade ederler. Bazen de biraz daha fazla ama kendiliğinden duran kanama tariflenir. Bu tip hafif kanamalarda acil tanı ve tedavi koymak, acilen hastaneye yetişmek gibi bir gereklilik yoktur, muayene ve basit tetkikler sonrası tanı konup tedavi yapılır.</p>
<p>Rektal kanama daha şiddetli de olabilir. Orta şiddette bir kanamada tekrarlayan daha çok miktarlarda taze veya pıhtılı kan gelebilir, bu kan gaita ile birlikte veya kendiliğinden gelebilir. Ağır kanamalarda ise hasta çok kan kaybedebilir. Orta veya ağır şiddetteki rektal kanamalarda, aşırı kan kaybına bağlı halsizlik, baş dönmesi, çarpıntı, bayılma hissi veya gerçekten bayılmalar oluşabilir; hastada tansiyon düşüklüğü oluşabilir. Nadiren hastayı şoka sokacak kadar şiddetli kanamalar oluşabilir. Orta veya ağır şiddetteki kanamalar hastaneye yatırılarak takip ve tedavi edilmelidir. Şoka girecek kadar şiddetli kanamalarda acilen hastaneye yatırılıp kan transfizyonları yapılması gereklidir.</p>
<p><strong>Rektal Kanamalarda Kan Nerelerden Gelir?</strong></p>
<p>Rektal kanamalar ağırlıklı olarak kalın barsak dediğimiz ve barsak sisteminin son kısımlarını oluşturan kolon, rektum ve anüs kısımlarından gelir. Kolon sindirilmekte olan gıdadaki sulu kısmı emen ve defekasyon yapıncaya kadar gaitayı depolayan barsak kısmıdır. Kolonun son 15 cm.’lik kısmı rektumdur, anüs ise dışarıya açılan son 1,5 -2 cm.’lik makat kısmıdır. Rektal kanamada gelen kanın rengi genellikle kanamanın oldu yere göre değişir. Anüse daha yakın kısımlarda olan kanamalarda taze, parlak kırmızı renkte kan gelir. Daha yukarı kısımlardan ise daha az parlak kan gelir. Kalın barsağın orta ve başlangıç kısımlarından gelen kan siyah, zift gibi ve kötü kokulu olabilir, buna melena denir. Bunun sebebi kanın barsaklarda daha uzun süre kalmasına bağlı olarak barsaktaki bakteriler tarafından parçalanarak siyah renkteki hematin denen maddenin oluşmasıdır. Melena kanın barsaklarda daha uzun süre durduğu mide ve ince barsak kaynaklı kanamalarda oluşur, bazen kalın barsağın başlangıç kısmı kanamalarında da melena oluşabilir.<br />
Nadiren mide- duodenum, ince barsaklar veya kalın barsağın başlangıç kısmından aşırı kanama oluşursa , bunlar hızla aşağıya ineceği için bakterilerce parçalanmadan dışarıya kırmızı renkte taze kan şeklinde de çıkabilir.</p>
<p>Bazı zamanlarda da barsakların herhangi bir yerinden çok az kanama oluşur, rektal kanama gözle görülmeyebilir. Örneğin kolon polip veya kanserlerinde çok az kanama olup bu gaita ile karıştığı için gözle görülemez ancak gaitada gizli kan tetkiki yapan testlerle tesbit edilebilir. Bu şekilde olan gizli kanamalar azar azar ama devamlı kan kaybı yaptığı için anemi dediğimiz kansızlık halinin oluşmasına yol açabilirler</p>
<p><strong>Rektal kanamanın Sebepleri Nelerdir?</strong></p>
<p>Rektal kanamanın pek çok sebebi vardır. En sık olarak anal fissürler, hemoroidler, rektum ve kalın barsağın polip ve kanserleri, divertikülozis,anjiodisplazi(damar yapısı anormalliği), ülseratif kolit,Chron hastalığı,enfeksiyöz kolitler,iskemik kolit ve Meckel divertikülü nedeni ile rektal kanama oluşur.</p>
<p><strong>Anal Fissur: </strong><br />
Anal fissur anüs kanalının iç kısmında oluşan çatlak veya yırtılmalara verilen isimdir, ağrılı olan bu durum çok sık görülür. Anal fissur kabızlık sonucu veya anüs sfinkterinin aşırı sıkı olması sonucu oluşabilir. Çatlak derinleştikçe defekasyon esnasında giderek artan ağrı oluşur. Anal fissur kanamaları az miktardadır, genellikle temizlik esnasında birkaç damla kan veya tuvalet kağıdına bulaşma şeklinde kendini gösterir, açık kırmızı renkli taze kan şeklindedir. Anal fissur semptomları bazen hemoroid hastalığı ile karıştırılır.Daha detaylı bilgi için ilgili anal fissür başlıklı <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR8003R('click', 'yazımız', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR8003R('over', 'yazımız', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR8003R('out', 'yazımız', event, this);return true;">yazımız</span></span> incelenebilir.</p>
<p><strong>Hemoroidler:<br />
</strong>Hemoroidler anüs bölgesindeki damarların şişip aşağıya doğru sarkması ile oluşur, ufak şişlikler şeklinde ele gelirler. Hemoroid kanamaları da aşırı değildir ancak, aylar, günler boyu devam eden kanmalar sonucu bu hastalarda kansızlık oluştururlar. Hemoroid kanamaları ağrılı ya da ağrısız oluşabilir. Daha detaylı bilgi için hemoroid başlıklı yazımız incelenebilir.</p>
<p><strong>Divertikülozis:<br />
</strong>Divertikülozis kalın barsak duvarında ufak baloncuklar şeklinde şişmelerin olmasına verilen isimdir. Divertiküller genellikle 50-60 yaşlarda oluşurlar, nedeni tam bilinmemektedir ancak genellikle batı tipi diyet denilen meyve ve sebzenin az yendiği, fast-food gibi gıdalarla beslenen kişilerde oluşur, yapısal olarak barsak duvarının zayıflığı da sebeplerden birisidir. Divertikül bir yapısal bozukluk halidir, yani kendiliğinden düzelmez, gerektiğinde ancak divertiküllü barsak kısmının kesilip çıkartılması ile tedavi edilebir.<br />
Divertikülozisli kişilerde genellikle belirgin bir yakınma yoktur. Ancak divertikül içinde iltahaplanma, apse veya delinme olduğunda ciddi bir sorun olarak kendisini gösterir. Divertikülit denilen bu iltahaplanma durumunda karın ağrısı, ateş, karında hassasiyet oluşur. Nadiren divertikülit esnasında enfeksiyonun divertikül içindeki damarda hasar oluşturmasına bağlı rektal kanama da olabilir. Divertikülit olmaksızın oluşan divertiküler kanamalar ağrısızdır ve anal fissur , hemoroid veya barsak kanseri kanamalarından daha fazla ve şiddetlidir.<br />
Rektal kanama geçiren hastalarda özellikle ileri yaş gruplarında en sık hastaneye yatma ve kan transfüzyonu gerektiren durum divertiküler kanamalardır.<br />
Kalın barsağın son kısımlarındaki divertiküllerden olan kanamalarda; kanama daha parlak, açık renkte ve pıhtılıdır, barsağın başlangıç kısımlarındaki kanamalar da eğer kanama çok şiddetli ise bu şekilde olabilir ancak genellikle daha koyu kırmızı ve bazen de siyah renkte kan gelir. Divertikülozis kanaması genellikle kendiliğinden durur, ancak tekrarlama eğilimindedir. Peşpeşe birkaç kanama atağı da oluşabilir. Kanama durup  taburcu edildikten sonraki 5 yıl içinde hastaların %25’inde tekrar kanama olduğu saptanmıştır.</p>
<p><strong>Kolon polipleri ve kanserleri: </strong><br />
Kolon ve rektum tümörleri barsak iç yüzünde büyüyen kitlelerdir. İyi huylu kitlelere polip denir. Kötü huylu kitleler ise barsak kanserleridir ve bu kanserlerin pek çoğu poliplerden gelişirler. Yani önce polipler oluşur, bir müddet sonra bu poliplerin bazıları kötüye dönüşerek kanserleri meydana getirirler. Polip ve kanserlerde olan kanamalar genellikle az şiddetlidir, kan kaybı azdır, zaman zaman kanama yaparlar ve genellikle kan basıncında düşme ,  şok gibi aşırı kanama bulguları oluşturmazlar.<br />
Barsak polip ve kanserleri kırmızı, taze kan, gaitaya bulaşmış pıhtılı kan veya bazen de melena şeklinde kanama yapabilirler. Barsağın son kısımlarına yakın tümörler zaman zaman taze kan şeklinde kanama yapabilirler, buna karşılık barsağın başlangıç kısımlarındaki tümörler gizli kanamalar yaparak bir müddet sonra aşırı kansızlık oluşturabilirler. Daha detaylı bilgi için barsak polipleri ve kanserleri konusu incelenebilir.</p>
<p><strong>Polipektomi sonrası kanamalar:</strong></p>
<p>Kolonoskopi esnasında görülen polipler bu işlem esnasında çıkartılabilirler, buna polipektomi denir. Polipektomiden sonra polipektomi yerinde günler veya haftalar sonra kanama oluşabilir. Buna “gecikmiş polipektomi sonrası kanama” denir. 2-3 mm. çaptaki küçük polipler biopsi forsepsi denilen küçük uçlu aletlerle çıkartılabilirler, bu işlem sonrası kanama çok azdır ve gecikmiş kanamaya yol açmaz. Ancak 5-10 cm.’den büyük polipler snare denilen bir aletle ve dip kısımları elektrokoter ile yakılarak çıkartılırlar. Snare, kement  şeklinde bir metal alettir, polipin etrafından geçirilir ve dibi sıkılarak elektrik ile yakılıp polip yerinden kesilmiş olur. Bu esnada polibin dip kısmındaki damarlar da yakıldığı için kanama oluşmaz , ancak bu bölgede oluşan yarada iyileşme esnasında günler hatta 2-3 hafta sonra kanama oluşabilir. Polipektomi sonrası kanamalar bazen fazlaca olabilir.</p>
<p><strong>Anjiodisplaziler:<br />
</strong>Barsağın mukoza dediğimiz en iç tabakası altında damarlar vardır, bu damarlar bazen genişlemiş ve aralarında anormal birleşmeler yapmış bir yapı oluştururlar, bunlara anjiodisplazi denir.<br />
Anjiodisplaziler kolonoskopi esnasında örümcek ağı şeklinde görülüp, kolayca tanınabilirler, kalın barsağın her yerinde oluşabilirler ancak genellikle ilk yarısında yer alırlar. Anjiodisplazilerin nedeni bilinmemektedir, ileri yaşlı insanlarda daha çok görülmektedirler. Anjiodisplaziler ağrısız kanamalar yaparlar, bu kanamalar açık kırmızı, koyu kırmızı veya siyah melena tarzında kendini gösterebilirler. Anjiodisplaziler aynı zamanda demir eksikliği anemisi dediğimiz kansızlığa yol açacak gizli kanamalar da yapabilirler.</p>
<p><strong>Kolit ve Proktitler:</strong><br />
Kalın barsak iltahabına kolit denir. Proktit ise kalın barsağın son kısmı olan rektumun iltihabi halidir. Kolit ve proktitleri oluşturan bir çok sebep vardır, bunlar arasında bakteri ve virüs enfeksiyonları, parazitler, ülseratif  kolit veya proktitler, Chron hastalığı, iskemik kolit ve radrasyona bağlı kolitler sayılabilir. Ülseratif kolit ve  Chron koliti bağışıklık <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR8003R('click', 'sistemi', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR8003R('over', 'sistemi', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR8003R('out', 'sistemi', event, this);return true;">sistemi</span></span> bozukluğuna bağlı kronik iltihabi hastalıklardır. Bu hastalıklarda karın ağrısı, ishal ve bazen de kanlı ishaller oluşur, nadiren de orta düzeyde veya şiddetli rektal kanamalar oluşabilir. Kanama barsaktaki ülserlerden oluşur. Aynı şekilde bakterial ve bazen de viral iltahaplarda  da karın ağrısı, ishal ve bazen de kanlı ishaller oluşabilir. İskemik kolit ise barsağı besleyen damarlardaki ani tıkanma ile oluşur, kan akımının ani durması sonucu etkilenen bölgede ülserasyon olur ve ani oluşan karın ağrısı, kramplar ve ardından da rektal kanma meydana gelir.</p>
<p>Karın içi organlar için yapılan radyoterapi sonrası akut radyasyon koliti oluşabilir ancak rektal kanamaya yol açacak barsak iç duvarı ve damar değişiklikleri tedaviden yıllar sonra oluşabilir. Mesela prostat kanseri için radyasyon tedavisi yapılmış hastalarda yıllar sonra oluşan radyasyon proktiti buna bir örnektir. Radyasyon proktiti sonrası oluşan kanama genellikle hafiftir ancak kansızlık yapacak kadar uzun sürebilir.</p>
<p><strong>Meckel Divertikülü<br />
</strong>Meckell divertikülü toplumdaki insanların % 2’sinde vardır. İnce barsakların son kısmına yakın bölgede doğuştan var olan ince, ufak bir keselenme şeklindedir. Bazı Meckel divertikülleri içinde mide dokusu benzeri bir yapı vardır ve bu doku mide gibi asit salgılar.  Bu asit divertikül içerisinde veya divertikül yanındaki ince barsak mukozasında ülsere yol açabilir. Bu ülserler de kanayabilir. Çocuklar ve gençlerdeki sindirim sistemi kanamalarının en sık nedeni Meckel divertikülü kanamalarıdır. Bunlar ağrısız kanamalardır ve açık ya da koyu kırmızı veya zift gibi olabilir.</p>
<p><strong>Rektal Kanamanın Nadir Sebepleri</strong></p>
<p>Mide veya duodenum( onikiparmak barsağı ) kanamaları genellikle melena dediğimiz zift gibi rektal kanama yaparlar , nadiren aşırı ve hızlı kanama olduğunda açık renk, taze rektal kan gelebilir. Diğer bir nadir rektal kanama nedeni ise sindirim sistemi damarlarının yırtılmasıdır, bu durum aort anevrizması denilen ana atardamardaki  aşırı genişleme bölgesinin veya bunu tamir etmek için konmuş olan bir arteryel greftin barsaklara yapışıp burada oluşan bir ülserden içeriye doğru kanamasıdır. Daha nadir olarak da izole rektum ülserleri veya ince barsak tümörlerinden de rektal kanama oluşabilir.</p>
<p></span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkeyirc.net/2010/03/01/vajinadan-kan-gelmesini-onemseyin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Varis Hastalığı ve Sebepleri</title>
		<link>http://www.turkeyirc.net/2010/02/01/varis-hastaligi-ve-sebepleri/</link>
		<comments>http://www.turkeyirc.net/2010/02/01/varis-hastaligi-ve-sebepleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2010 14:29:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Bacaklarda Varis]]></category>
		<category><![CDATA[Chat]]></category>
		<category><![CDATA[Muhabbet]]></category>
		<category><![CDATA[Odaları]]></category>
		<category><![CDATA[odası]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet Odası]]></category>
		<category><![CDATA[Varis]]></category>
		<category><![CDATA[Varis Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Varis Tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkeyirc.net/?p=4721</guid>
		<description><![CDATA[
‘Varis’i hafife almayın
Toplardamarların genişlemesine ve şişmesine varis denir.
Genellikle, vücudun en fazla basınç altında kalan bölgesi olan bacakların alt kısımlarında görülen varis, yalnızca estetik açıdan değil, sağlık açısından da önlem almayı gerektirir.

- Bu durum damarların deri yüzeyinde görünür hale gelip morarması ile kendini gösterir. Ayak bileklerinde şişlikler oluşabilir. Uzun süre ayakta kalındığında bacaklarda ağrı ve karıncalanma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="display: inline;">
<h2><span id="contextual">‘Varis’i hafife almayın</span></h2>
<h3><span id="contextual">Toplardamarların genişlemesine ve şişmesine varis denir.</span></h3>
<h2><span>Genellikle, vücudun en fazla basınç altında kalan bölgesi olan bacakların alt kısımlarında görülen varis, yalnızca estetik açıdan değil, sağlık açısından da önlem almayı gerektirir.</span></h2>
<h2><span><img src="http://img5.mynet.com/ha5/v/varis.jpg" alt="‘Varis’i hafife almayın" /></span></h2>
<h2><span>- Bu durum damarların deri yüzeyinde görünür hale gelip morarması ile kendini gösterir. Ayak bileklerinde şişlikler oluşabilir. Uzun süre ayakta kalındığında bacaklarda ağrı ve karıncalanma hissedilir.<br />
</span></h2>
<h2><span>Normalde atar damarlar tarafından hücrelere kadar taşınan oksijenli kan, kullanıldıktan sonra ven adı verilen toplar damarlar tarafından kalbe taşınır. Her organın kendine ait, kirli kanı taşıyan bir toplar damarı bulunur. </span></h2>
<h2><span>Hepsinde olmasa da genelde bu damarlarda kanı kalbe doğru yönlendiren ve geri kaçmasını engelleyen kapakları var.<br />
</span></p>
<h2><span>Vücudun tüm yükünü taşıyan bacaklardır. Kanın yerçekimine karşı ayak parmaklarından başlayarak yukarı doğru kalbe geri dönmesi, bir nehirin tersine akması kadar zor. </span></h2>
<h2><span>Atardamarlarda kanı pompalayan kalptir. Bu görevi bacaklarda kas pompası adını verdiğimiz baldır adeleleri üstlenir. Özellikle dizaltındaki baldır adeleleri yürürken kasılarak kirli kanın büyük kısmını taşıyan kaslar arasındaki iç toplar damarları sıkıştırarak kanın kalbe doğru ilerlemesini sağlarken, kapaklarda kanın geri kaçmasını engeller.<br />
</span></p>
<h2><span>Tıpta kronik venöz yetmezlik adı verilen varisler (özellikle bacaklarda) bu mekanizmanın bozulması sonucunda toplar damarların belirginleşerek, genişlemesi ve kıvrımlaşmasıdır.<br />
<strong></strong></span></h2>
<h2><span><strong>Varisler tedavi edilmezse başka sorunlara yol açar mı? </strong><br />
</span></p>
<h2><span>V</span><span>aris tedavi edilmezse ciltte çeşitli ödemlere sebep olabilir. İlerleyen varis kan dolaşımında da önemli problemlere yol açabilir. Bu yüzden varislerin ilerlemesine engel olmak gerekir.</span></h2>
<p><strong>GÖRÜLME SIKLIĞI NEDİR?</strong><br />
Türkiye’de bu konuda bir rakam yok. ABD’de varis sıklığı yüzde 27 olarak bildiriliyor. Sadece varis yaralarının tedavisi için bu yılda 1 milyar dolar dolayında para harcanıyor.</p>
<p><strong>AİLESEL YATKINLIKTAN SÖZETMEK MÜMKÜN MÜ?</strong><br />
Ailesel yatkınlık varisin en önemli nedeni. Ayakta fazla kalmanın yanında hareketsiz uzun süreli oturmayı gerektiren işler de varise neden olabilir. Bunun yanında şişmanlık ve yaşlılık da risk faktörleri arasındadır. Hamilelik sırasında aşırı kilo alımı ve hormonal değişiklikler de varisin oluşmasında etkilidir.</p>
<p><strong>KADINLARDA DAHA SIK GÖRÜLMESİNİN DENENİ NEDİR?</strong><br />
Kadınlarda daha sık rastlanmasının nedeni hormonal etkenlerin yanında, gebelikler ve uzun süre kullanılan doğum kontrol ilaçlarıdır.</p>
<p><strong>VARİS SORUNU İÇİN NELER YAPMALI?</strong><br />
Uzun süre ayakta durmayı ya da oturmayı gerektiren işlerde çalışan kişilerin (özellikle kadınların), fırsat buldukları her an ayaklarını yukarı kaldırarak dolaşımlarını rahatlatmaları önerilir. Bunu yapamadıkları zamanlarda ise ayaklarını ileri-geri hareket ettirerek baldır kaslarını çalıştırmaları gerekir.<br />
Özellikle yürüyüş ve yüzme gibi sporlar varislerin gelişimini önlemede önemli bir role sahiptir.<br />
Her fırsatta bacaklarınızı kalp seviyesinin üzerinde olacak şekilde uzatıp dinlenmeye gayret edin. Mümkün olduğunca hareketli bir yaşam tarzını benimseyin.</p>
<p><strong>KAÇINMALARI GEREKEN DAVRANIŞLAR?</strong><br />
Varisten korunmak için uzun süre hareketsiz oturmaktan ve ayakta kalmaktan kaçınmak, düzenli olarak egzersiz yapmak, kilo almamaya dikkat etmek ve sigara, alkol tüketimini azaltmak gerekir.<br />
Çok sıcak suyla banyo yapmak da varislerin ilerlemesini hızlandırır. Bu nedenle kaplıca, sauna gibi sıcak ortamlardan uzak durmak büyük önem taşır.<br />
Dar pantolonlar da zararlıdır.<br />
Baldır kaslarını çalıştırdığı için yüzmek iyi gelir. Ancak sabah ve akşam saatleri tercih edilmeli, sıcak kum ve güneşten uzak durulmalıdır.<br />
Her akşam yatmadan önce bacaklara soğuk suyla yapılan duş masajı ve sırtüstü yatar vaziyette bisiklet çevirme egzersizi ertesi gün için rahatlık sağlar. Ayrıca yatağın ayak kısmını mümkünse yüksektmek gerekir.</p>
<p><strong>TEDAVİ NASIL YAPILIR?</strong><br />
Varis tedavisinde yıllardır uygulanan varis çorapları güncelliğini hala yitirmedi. Ailesinde varis bulunan ya da yukarıda belirtilen risk faktörlerini taşıyan kişilerin en azından koruyucu düzeyde, düşük basınçlı varis çorabını günlük yaşamlarında kullanmaları tavsiye edilir. (Sabah yataktan kalkmadan, ayaklar yukarı kaldırılarak dinlendirilmeli ve bu konumdayken çoraplar giyilmeli. Ancak yatarken çıkarılmalı.)<br />
Varis tedavisinde çok değişik yöntemler var. Artık yara oluşmuş olgularda tedavi çok komplekstir. Hangi yöntem uygulanırsa uygulansın, yeniden varis oluşumu özellikle ailesel yatkınlık olan hastalarda sözkonusudur.<br />
Son yıllarda lazer yöntemi ile varis tedavisinde büyük gelişmeler kaydediliyor.</h2>
</h2>
</h2>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkeyirc.net/2010/02/01/varis-hastaligi-ve-sebepleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saç Dökülmesini Tetikleyen Faktörler</title>
		<link>http://www.turkeyirc.net/2010/01/29/sac-dokulmesini-tetikleyen-faktorler/</link>
		<comments>http://www.turkeyirc.net/2010/01/29/sac-dokulmesini-tetikleyen-faktorler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Jan 2010 17:03:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Dermatoloji]]></category>
		<category><![CDATA[saç bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Saç Derisi]]></category>
		<category><![CDATA[saç dökülmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Saç Dökülmesi Sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[Saç İçin Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Saç Kaşıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[SAÇ KEPEKLENMESİ]]></category>
		<category><![CDATA[Yanlış Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkeyirc.net/?p=4719</guid>
		<description><![CDATA[Yanlış Diyet Saç Döküyor!
Harvard Medical School Dermatoloji Uzmanı Rebecca Campen&#8217;a göre özellikle &#8220;şok&#8221; ya da &#8220;moda&#8221; diyetler saç dökülmesine neden olabiliyor. Diyetiniz protein, demir gibi besleyici bileşenlerden yoksunsa saç dökülmeniz iyi beslenmeme kaynaklı olabilir.

Campen, &#8220;Doğru dengelenmiş bir diyet yaparsanız böyle bir durumla karşılaşmasınız. Ancak bazı durumlarda doğal eksiklik sebebiyle de saçlarınız dökülebilir. Örneğin vücut çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Yanlış Diyet Saç Döküyor!</h1>
<h3>Harvard Medical School Dermatoloji Uzmanı Rebecca Campen&#8217;a göre özellikle &#8220;şok&#8221; ya da &#8220;moda&#8221; diyetler saç dökülmesine neden olabiliyor. Diyetiniz protein, demir gibi besleyici bileşenlerden yoksunsa saç dökülmeniz iyi beslenmeme kaynaklı olabilir.</h3>
<p><img src="http://www.yelizindunyasi.com/wp-content/uploads/2009/05/sac-kirilmasi1.jpg" alt="" /></p>
<p>Campen, &#8220;Doğru dengelenmiş bir diyet yaparsanız böyle bir durumla karşılaşmasınız. Ancak bazı durumlarda doğal eksiklik sebebiyle de saçlarınız dökülebilir. Örneğin vücut çok az miktarda biyotine ihtiyaç duyar. Biyotin birçok yiyecekte bulunur. Bağırsağınızdaki bir bakteri tarafından da doğal olarak üretilir. Ancak bazı <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR1252R('click', 'yiyecekler', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR1252R('over', 'yiyecekler', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR1252R('out', 'yiyecekler', event, this);return true;">yiyecekler</span></span> ve ilaçlar biyotinin görevini yapmasını engeller. Bu eksikliğe neden olabilir. Çiğ yumurta avidin diye anılan bir madde içerir. Bu biyotinin vücut tarafından alınmasını önler. Yani beslenmenizde çiğ yumurta varsa, biyotin görevini yerine getiremiyor demektir.</p>
<p>Antibiyotikler de bağırsaklarınızda biyotin üreten bakteriyi yok eder. Uzun süren bir antibiyotik tedavisi biyotin ihtiyacını artırır. Doktorunuzun tavsiyesi ile bu açığı kapatıcı ilaçlar alabilirsiniz.</p>
<p>Zayıflama sırasında saç dökülmesinin nedeni &#8220;telojen efluviyum&#8221;dur. Kıl döngüsündeki karışıklık ve telojen dönemdeki kıl oranındaki artışa bağlı gelişen diffüz (tüm saçlı deriyi kapsayan) saç kaybıdır. Menapoza girilmesi; hipertiroidizm veya hipotiroidizm; over, hipofiz veya böbreküstü bezi tümörleri diğer hormonal değişikliklere bağlı telojen efluviyum nedenleridir. Kanserler, bağ dokusu hastalıkları, yeme bozuklukları, HIV / AIDS, demir eksikliği, stres, çinko, biotin ve esansiyel yağ asitlerinin eksiklikleri gibi sorunlar telojen efluviyuma neden olabilirler. Herhangi bir yaşta olabilir. Kadınlarda daha sık rastlanır&#8221; diye belirtiyor.</p>
<p>Stres kaynaklı, doğum, ameliyat gibi sebeplerle görülen saç dökülmeleri en fazla 2-3 ayda sona erdiğini vurgulayan Campen, sonrasında saçların tekrar normal şekilde büyümeye devam ettiklerini kaydetti.</p>
<p>Campen, &#8220;Saç dökülmesinin birçok önemli sebebi vardır. Doğru tanı ve tedavi için doktora görünülmesi gerekir. Eğer doktorunuz saç dökülmesinin beslenmeye bağlı olduğunu söylerse beslenme prorgamınız gözden geçirilir, gerekli yiyecekler listenize eklenir&#8221; diye vurguladı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkeyirc.net/2010/01/29/sac-dokulmesini-tetikleyen-faktorler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Regle Sancılarına Karşı Çörek Otu</title>
		<link>http://www.turkeyirc.net/2010/01/09/regle-sancilarina-karsi-corek-otu/</link>
		<comments>http://www.turkeyirc.net/2010/01/09/regle-sancilarina-karsi-corek-otu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Jan 2010 00:38:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Adet Ağrısını Geçirmek İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Adet Kanaması Muayenesi]]></category>
		<category><![CDATA[Adet Sancısı]]></category>
		<category><![CDATA[Chat]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Ağrısı Geçirmek]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınların Adet Günleri]]></category>
		<category><![CDATA[Muhabbet]]></category>
		<category><![CDATA[Odaları]]></category>
		<category><![CDATA[odası]]></category>
		<category><![CDATA[Regl Ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Regle Sancısı Geçirmek]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet Odası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkeyirc.net/?p=4714</guid>
		<description><![CDATA[Regl sancıları ve Diş Ağrılarına Karşı Çörek Otu
Alerjiyi önler, hazmı kolaylaştırır hatta saç dökülmesine bile iyi gelir. Sadece bu kadar mı? Hayır, çörek otunun bin bir faydası var.İnsan vücudu, doymamış yağ asitlerini üretemediği için, dışarıdan almaya mecburdur. Bir gram çörek otu yağı, bu açıdan günlük ihtiyacımızı karşılamaktadır.

Çörek otunun faydaları:
•Mikrop, virüs ve mantarlara karşı öldürücü etkiye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2>Regl sancıları ve Diş Ağrılarına Karşı Çörek Otu</h2>
<p><strong><strong>Alerjiyi önler, hazmı kolaylaştırır hatta saç dökülmesine bile iyi gelir. Sadece bu kadar mı? Hayır, çörek otunun bin bir faydası var.</strong><span>İnsan vücudu, doymamış yağ asitlerini üretemediği için, dışarıdan almaya mecburdur. Bir gram çörek otu yağı, bu açıdan günlük ihtiyacımızı karşılamaktadır.</span></strong></p>
<p><strong><span><img src="http://www.ucuzcular.com.tr/shop/UserFiles/Image//pastane_malzemeleri/corek_otu.jpg" alt="" width="352" height="528" /></span></strong></p>
<p><span><strong>Çörek otunun faydaları:</strong><br />
•Mikrop, virüs ve mantarlara karşı öldürücü etkiye sahiptir.<br />
•İfraz boşaltıcı ve solunum borusunu genişleticidir.<br />
•Kan şekerini düşürür.<br />
•Damar hastalıklarını önler.<br />
•Hazmı kolaylaştırır.<br />
•Vücuttaki zehirleri süzerek atar.<br />
•İdrar söktürücü özelliği ile safraya iyi gelir.<br />
•Yaraların çabuk iyileşmesini ve hücrelerin yenilenmesini hızlandırır.<br />
•Alerjiyi önler.<br />
•Savunma sistemini dengeler.<br />
•Hormon sistemini ve ruh hâlini sağlamlaştırır.<strong>Çörek otunun diğer faydaları</strong><br />
•Çörek otundaki nigellon ve alfa-pinen gibi eterli yağlar, solunum borusunu genişletip kramp gidericidir. Ayrıca ifrazı geliştirip öksürüğü hafifletir. İltihap giderici, ağrı dindirici ve idrar söktürücüdür. Devamlı kullanımda kan şekerini düşürür.</p>
<p>•Çörek otundaki B1, B2 ve B6 vitaminleri, birçok enzimlerin üretiminde önem taşır. Zira bunlar, savunma ablukalarını yok eder ve boyun altı bezini; dolayısı ile savunma sistemini güçlendirir. Folasidi vitamini ise, kalp ve tansiyon hastalıklarının riskini azaltır. Bunun yanı sıra hücre yenilenmesinde de gereklidir.</p>
<p>• Beta karoten, A, E ve C vitamini, selen gibi antioksitler vücudun savunma sistemini güçlendirir. Selen, vücudun zehirli maddeleri atmasında yardımcı olur.</p>
<p><strong>Özel hallerde faydaları:</strong><br />
•Çörek otu, müzmin hastalıklarda şaşırtıcı iyileşmeler sağlar. Çocuklarda özellikle sinir ve deri hastalıklarına, astım ile alerjiye iyi gelir.</p>
<p>•Çörek otu ürünleri (yağ ve ezilmiş bal karışımlı) hamilelik devresindeki şikayetleri azaltır. Yan tesiri olmayıp, bu devredeki hanımlara ve bebeklerini ana sütüyle besleyenler için süt kalitesinin bebeğe daha yarayışlı olmasını sağlar.</p>
<p>•Egzamalı deriye sık sık çörek otu yağı sürüldüğünde deri çabuk iyileşir. Yine deri hastalıklarında mikrop öldürücü tesirinden dolayı çok fayda verir.</p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkeyirc.net/2010/01/09/regle-sancilarina-karsi-corek-otu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyetisyenlerin Önerisi 6 Haftada 9 Kilo Verin</title>
		<link>http://www.turkeyirc.net/2010/01/09/diyetisyenlerin-onerisi-6-haftada-9-kilo-verin/</link>
		<comments>http://www.turkeyirc.net/2010/01/09/diyetisyenlerin-onerisi-6-haftada-9-kilo-verin/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Jan 2010 00:30:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Chat]]></category>
		<category><![CDATA[Diet]]></category>
		<category><![CDATA[Dietler]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet Günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet Listesi]]></category>
		<category><![CDATA[Diyetisyen Önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[Diyetisyenler]]></category>
		<category><![CDATA[Diyetler]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek Eriten Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Hızlı Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Hızlı Kilo Vermek]]></category>
		<category><![CDATA[Muhabbet]]></category>
		<category><![CDATA[odası]]></category>
		<category><![CDATA[Sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet Odası]]></category>
		<category><![CDATA[Yapılacak Diyetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkeyirc.net/?p=4712</guid>
		<description><![CDATA[Diyetisyenlerin Önerisi 6 Haftada 9 Kilo Verin
DİYET LİSTESİ
ACİL KİLO VERMEK İSTEYENLER İÇİN ;
Kısa sürede oldukça kilo verdiren diyetlere büyük bir talep var. Kimi diyetisyenler bu diyetlerin çok kısa sürede kilo verdirmesini sakıncalı bulsa da Amerikan Kalp Vakfı acilen kilo vermeleri gereken kalp hastalarına bu diyeti öneriyor.
Ancak 35 yaş üstü kişilerin ve sağlık problemi olanların Amerikan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2>Diyetisyenlerin Önerisi 6 Haftada 9 Kilo Verin</h2>
<h3>DİYET LİSTESİ</p>
<p>ACİL KİLO VERMEK İSTEYENLER İÇİN ;</p>
<p>Kısa sürede oldukça kilo verdiren diyetlere büyük bir talep var. Kimi diyetisyenler bu diyetlerin çok kısa sürede kilo verdirmesini sakıncalı bulsa da Amerikan Kalp Vakfı acilen kilo vermeleri gereken kalp hastalarına bu diyeti öneriyor.<br />
Ancak 35 yaş üstü kişilerin ve sağlık problemi olanların Amerikan Kalp Vakfı nın diyeti yapmamaları gerektiği baştan belirtiliyor. 3 günde tam 4.5 kilo verebileceğiniz bu diyeti üçüncü günün sonuda bırakmalı ve tekrar etmek istiyorsanız en az bir hafta ara vermelisiniz.<br />
<img src="http://1.bp.blogspot.com/_YfQm_IX_Wiw/SbjQPP36III/AAAAAAAAADA/gAl4leQJyJw/s400/diyetlidtesi.jpg" alt="" /></h3>
<h3>1. Gün</p>
<p>Kahvaltı<br />
Yarım greyfurt<br />
1 dilim tost ekmeği<br />
2 çorba kaşığı fıstık ezmesi<br />
Şekersiz çay / kahve<br />
Öğle<br />
Yarım porsiyon ton balığı<br />
1 dilim tost ekmeği<br />
Şekersiz kahve/çay/soda<br />
Akşam<br />
2 dilim et<br />
1 tabak yeşil fasülye<br />
1 küçük elma<br />
1 tabak vanilyalı dondurma (3 top)</p>
<p>2. Gün</p>
<p>Kahvaltı<br />
1 yumurta<br />
Yarım muz<br />
1 dilim tost ekmeği<br />
Şekersiz çay/kahve<br />
Öğle<br />
1 tabak lor peyniri<br />
3 tuzlu kraker<br />
Akşam<br />
2 sosis<br />
1 tabak brokoli veya karnıbahar<br />
Yarım tabak havuç<br />
Yarım muz<br />
Yarım tabak vanilyalı dondurma (2 top)</p>
<p>3. Gün</p>
<p>Kahvaltı<br />
5 tuzlu kraker<br />
1 dilim cheddar peynir<br />
1 küçük elma<br />
Şekersiz kahve/çay<br />
Öğle<br />
1 katı yumurta<br />
1 dilim tost ekmeği<br />
Akşam<br />
1 tabak ton balığı<br />
1 tabak karnıbahar<br />
Yarım kavun<br />
Yarım tabak vanilyalı dondurma (2 top)</p>
<p>6 ÖĞÜNLE ZAYIFLAYIN</p>
<p>Ünlüleri zayıflatmasıyla tanınan Haluk Saçaklı, hazırladığı diyet programları ve beslenme düzenleme teknikleriyle son günlerde adından en sık bahsedilen obezite uzmanı. Haluk Saçaklı davranış düzenleme tekniklerini Vitrin okuyucuları için şöyle özetledi: &#8220;Dayanamadınız ve atıştırmaya başladınız. Hemen kalbinizin sesini dinleyin. Kalbiniz eğer atıştırma sonrası kendinizi daha kötü hissedeceğinize dair uyarılar veriyorsa hemen soluklanın ve ortamdan uzaklaşın.Lokmalar arasında çatalınızı bırakmanız, yemek sırasında durup şöyle rahatça<br />
sırtınızı sandalyeye dayamanız olumsuz duyguların uzaklaşmasını sağlayabilir. Yemeğe karşı oluşan bir anlık duygusal boşluk ortadan kalktığında kontrolün yiyecekte değil kendi ellerinizde olduğu anlayacaksınız.</p>
<p>Acıkmadan yemeğe başlamak büyük hatadır. Zira yemeği kesmek daha zor olacaktır. Yemek yemenizin fiziksel açlıktan olduğuna karar verdiğinizde acele etmeden, neyi ve neden yemek istediğinizi düşünerek hareket edin.Açlık ve iştahı iyi ayırt etmek gerekir. Bu ikiliyi çok iyi kontrol etmek gerekir. Açlık var olma mücadelesinin tehlikeli bir sinyalidir. İştah ise haz gereksiniminin göstergesidir.Tüm bu duyguları frenlemek için her şeyden önce güçlü olmak zorundayız. Güçlü olmanın ilk yolu &#8216;hayır&#8217; demesini bilmekten geçiyor.&#8221;</p>
<p>Örnek diyet programı:</p>
<p>Uyanınca</p>
<p>. 1 bardak oda sıcaklığında su</p>
<p>Kahvaltı</p>
<p>. 1 porsiyon mevsim meyvesi<br />
. Şekersiz limonlu açık çay<br />
. 1 ince dilim kepek ekmeği<br />
. 1 kibrit kutusu büyüklüğünde yağsız beyaz peynir<br />
. 4 adet yeşil ya da siyah zeytin<br />
. 1 porsiyon domates &#8211; salatalık &#8211; yeşil biber</p>
<p>Kuşluk</p>
<p>. 1 porsiyon mevsim meyvesi<br />
. 2 adet grisini lŞekersiz bitkisel çay</p>
<p>Öğle</p>
<p>. 2 adet köfte büyüklüğünde tavuk veya peynir ilâveli 1 porsiyon yeşil salata (1 tatlı kaşığı zeytinyağı ilave edin)<br />
. 2 ince dilim kepek ekmeği<br />
. 1 su bardağı diyet yoğurt</p>
<p>İkindi</p>
<p>. 1 porsiyon mevsim meyvesi<br />
. 1/4 sokak simidi<br />
. 1 kibrit kutusu büyüklüğünde yağsız beyaz peynir<br />
. Şekersiz limonlu açık çay</p>
<p>Akşam</p>
<p>. 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış 1 porsiyon 4 yemek kaşığı mevsim sebzesi veya sınırsız mevsim salatası<br />
. 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış 1.5 su bardağı kepekli makarna ya da pilav veya 12 yemek kaşığı kuru baklagil<br />
. 1 su bardağı diyet yoğurt</p>
<p>Gece<br />
. 1 porsiyon mevsim meyvesi</p>
<p>Yatarken</p>
<p>. 1 bardak oda sıcaklığında su</p>
<p>Ayrıca diyet yemekler için saglikvediyet.com sitesine bakabilirsiniz.</h3>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkeyirc.net/2010/01/09/diyetisyenlerin-onerisi-6-haftada-9-kilo-verin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
